GEBELİKTE ALGILANAN STRES VE BİLİNÇLİ FARKINDALIK
Sevgili Anneler Hoş Geldiniz
Bu programa katıldığınız için hepinize teşekkür ederiz. İlk kez gebe olanlar için bu süreç heyecan verici olmasının yanı sıra zaman zaman stresli de olabilir. Bu eğitim modülünde amacımız size, gebelik sürecinde algılanan stresi tanımanıza ve yönetmenize yardımcı olacak bilgileri ve bilinçli farkındalık tekniklerini sunmaktır. Ayrıca gebelik dönemindeki stresin etkilerini daha iyi anlayacak, bilinçli farkındalık uygulamaları ile stresinizi yönetmeyi öğrenecek ve bu süreci daha sağlıklı ve huzurlu bir şekilde geçirmeniz için gerekli bilgi ve donanıma sahip olacaksınız. Eğitimlere düzenli katılmanız ve öğrendiklerinizi günlük yaşamınızda uygulamanız, programdan en iyi şekilde yararlanmanızı sağlayacaktır. Kendinize ve bebeğinize zaman ayırarak bu eğitim modülünü tamamlamanız hem sizin hem de bebeğinizin sağlığı için önemli bir adım olacaktır. Unutmayın, bu yolculukta yalnız değilsiniz. Hep birlikte öğrenecek ve deneyimlerimizi paylaşacağız.
Hazırsanız, daha sağlıklı ve huzurlu bir gebelik süreci geçirmeniz için eğitime başlıyoruz.
Stresin Tanımı
Zorlanma ya da yüklenme olarak tanımlanan stres, “bedenin, kendisine yönelik herhangi bir baskıya verdiği tepkidir (Dallı, 2023; Güçlü, 2001). Stres, kişinin kendisiyle çevresi arasındaki dengeyi bozan ve kişinin dengesini korumak veya sağlamak için daha çok çabalamasına sebep olan içsel veya dışsal herhangi bir unsur olarak da tanımlanır (Dallı, 2023). Stres, beden işlevleri ile çevre arasındaki çatışma sonucu fizyolojik sistemlerde ortaya çıkan bir savunma mekanizmasıdır. Stres, vücutta, iç organlarda ve metabolizmada çeşitli bozukluklara neden olur. Bireylerde strese yol açan etkene, stresör denir (Güçlü, 2001; Şahin, 2023). Stresörler, iç kaynaklı ve dış kaynaklı olabilir.
İç kaynaklı Stresörler: İnsan vücudundan kaynaklanan stresörlerdir. İç kaynaklı stresörler, kendi düşüncelerimizden, duygularımızdan veya vücudumuzdan kaynaklanan ve bizi strese sokan durumlar veya olaylardır. Duyu organlarında bozukluk, hastalık durumu, bulunulan ortamda kendini güvenli hissetmeme, temel gereksinimlerin karşılanmasında güçlük çekme, kendini yetersiz hissetme, engellenme, kaygılanma gibi durumlar iç kaynaklı stresörlerdir. Ayrıca toplumsal değişimler, artan sorumluluklar, kişilerarası ilişkilerde bozulma gibi durumlar da iç kaynaklı psikososyal stresörlerdir (Hatice, 2013; Şahin, 2020; Üstün & Kanbay, 2009).
Dış kaynaklı stresörler: Dış kaynaklı stresörler, dış çevremizden gelen ve bizi strese sokan durumlar veya olaylardır. İş yerinde yaşanılan problemler (ağır ve baskı altında çalışma), ailede yaşanan bir tartışma, maddi zorluklar, sosyal ilişkilerdeki problemler veya doğal afetler gibi durumlardır. Ayrıca fizik çevreden kaynaklanan stresörler de olabilir. Endüstrileşmeye bağlı gelişen radyoaktivite, çevre kirliliği, hava kirliliği, gürültü, kalabalık ortamda yaşama, ulaşım yetersizliği/aksaklıklar, barınma sorunları gibi durumlar dış kaynaklı stresörlere örnek olabilir. Bu etkenler kişinin iç dengesini bozarak strese yol açar (Guariento et al., 2016; Hatice, 2013; Şahin, 2020).
Stres, akut ve kronik stres şeklinde olabilir.
Akut stres: kısa süreli strestir, çoğu kısa sürede sona erer ve sağlığı etkilemez. Örneğin, araç kullanırken frene sert bastığınızda, eşinizle kavga ettiğinizde veya dik bir yokuştan aşağıya doğru kaydığınızda, yaşanan stres durumudur. Ayrıca yeni veya heyecan verici bir şey yaptığınız zaman kısa süreli stres ortaya çıkar. Akut stresi tüm insanlar yaşar.
Kronik stres: Akut stresten daha uzun süre devam eden strestir ve sağlığı olumsuz etkiler. Kronik stres haftalarca veya aylarca devam edebilir. Örneğin; para sorunlarının olması, mutsuz bir evliliğe sahip olma veya iş yerinde sorun yaşama kronik strese neden olabilir. Kronik stresle baş edilemezse, sağlık sorunlarına yol açabilir (Ahmed et al., 2011; Fred K. Berger, 2022; Medlineplus 2024).
Kronik strese bağlı gelişen sağlık sorunları:
- Yüksek tansiyon
- Kalp hastalığı
- Diyabet (Şeker hastalığı)
- Obezite (Çok aşırı şişmanlama)
- Depresyon veya anksiyete
- Yüzde sivilce veya egzama gibi cilt sorunları ortaya çıkar
- Adet sorunları (Adet düzensizliği veya adetin kesilmesi)
Ayrıca mevcut sağlık sorunları kronik stres ile daha da kötüleşir ( Medlineplus 2024; Fred K. Berger, 2022).
Stres Türleri
Günlük stresler: Sınav, trafik, iş arama, evde işlerin aksaması, ağlayan çocuk, yanan yemek gibi nedenlerle yaşanan streslerdir.
Gelişimsel stresler: Ergenlik, menopoz gibi gelişim aşamalarında yaşanan streslerdir.
Durumsal stresler: Evlenme, boşanma, ciddi hastalıklar, doğum, ebeveyn olma durumlarında yaşanan streslerdir (Şahin, 2020; Taşkın, 2023).
Stresin Belirtileri
Stres vücudu, düşünceleri, hisleri ve davranışları etkileyebilir.
Strese bağlı vücutta görülen belirtiler:
- Baş ağrısı
- Kas gerginliği veya kas ağrısı
- Göğüs ağrısı
- Tükenmişlik
- Cinsel istekte değişiklik
- Mide rahatsızlıkları
- Uyku sorunları
- Sık idrara çıkma
Strese bağlı görülen ruhsal belirtiler:
- Endişe ve sinirlilik
- Huzursuzluk
- Motivasyon veya odaklanma eksikliği
- Hafıza sorunları
- Bunalmışlık hissi
- Asık suratlılık veya öfke
- Anksiyete veya depresyon
Strese bağlı görülen davranış değişiklikleri:
- Aşırı yemek yeme veya yetersiz yemek yeme
- Öfke patlamaları
- Sigara kullanma
- Uyuşturucu veya alkol kullanma
- Arkadaşlardan uzak durmak ve kimse ile görüşmek istememe
- Daha az sıklıkta egzersiz yapma (Mayoclinic 2024; Staff, 2023; WHO, 2023)
Strese Vücudun Verdiği Tepkiler
Stres, vücudumuzun bir tür alarm sistemidir. Tehlike veya zor bir durumla karşılaşıldığında vücut, kendini korumak için harekete geçer ve strese tepki verir. İnsanda strese tepki, beyindeki hipotalamus adlı bir bölgeden başlar. Daha sonra hipotalamus, hipofiz (hormon salgılayan bez) ön lobuna ve böbrek üstü bezlerine sinyal göndererek bazı hormonların (kortizon ve adrenalin gibi) salgılanmasını sağlar. Bu hormonlar kalp atışını hızlandırır, kan basıncını yükseltir ve vücutta enerjiyi artırır (Hatungil, 2008). Örneğin, önemli bir sınava girileceği zaman sınav öncesinde kalbin hızlı atması, ellerin terlemesi gibi belirtiler yaşanır. Bu, vücudun strese verdiği doğal bir tepkidir. Kalp atışının hızlanması, ellerin terlemesi gibi vücutta oluşan değişikliklerle dış çevreden gelen uyarılara uyum sağlanır. Vücut dengesini sağlamaya yönelik bu davranışlara, uyum davranışları denir. İnsanda vücudun iç dengesini sağlamak ve sürdürebilmek için organizmanın içinde doğuştan var olan ve sonradan kazanılan dürtüler, güdüler ve mekanizmalar vardır. Bunlar birbirleriyle bağlantılı olarak biyolojik, psikolojik ve sosyolojik nitelikte iç dengeyi sağlarlar (Kaba, 2019; Narita et al., 2013; Şahin, 2020).
Strese Karşı Verilen Bireysel Tepkiler
Herkes zaman zaman bir dereceye kadar stres yaşar. Ancak strese verilen tepkiler, kişiden kişiye farklılık gösterir. Herhangi bir stresörle karşılaşıldığı zaman, saldırma/kaçma ya da uzlaşma gibi tepkiler gösterilir. Stresin ortaya çıkması durumunda, vücudun dengesini koruyabilmesi, bir dağılma ya da bozulma olmadan dayanabilmesine, stres toleransı denir. Yani, stres toleransı bireyin stres altında kaldığı zaman dengesini koruması ve stres durumuna dayanma kapasitesidir. Stres toleransına aynı zamanda engellenmeye dayanma gücü de denilmektedir. Bu güç, kalıtsal yapıya bağlı olmakla birlikte ilk çocukluk yıllarından başlayarak kişinin karşılaştığı yaşam olayları ve öğrenimi sonucu kazanılır. Strese dayanma gücü, kişinin içinde bulunduğu stres durumunda gerçekçi bir değerlendirme yapabilme, bekleyebilme, erteleyebilme, sorun çözme ve baş etme gücüdür. Yüksek stres toleransı olan kişiler, stresli durumlarla daha iyi başa çıkar ve daha az olumsuz etki yaşarlar (Cunanan et al., 2018; Direk, 2023; Şahin, 2020).
Gebelikte Algılanan Stres
Algılanan stres, bireyin belirli bir zamanda veya belirli bir sürede stres durumunun ne kadar meydana geldiğine ilişkin hisleri veya düşünceleridir. Gebelikte algılanan stres ise bir kadının hamileliği sırasında yaşadığı ve hissettiği stres düzeyini ifade eder. Gebelik sırasında algılanan stres yaygındır (Çelik & Atasever, 2020; Tagay et al., 2018). Gebelik dönemde fizyolojik, psiko-sosyal, sosyoekonomik ve çevresel faktörler strese sebep olabilmektedir. Gebelikte stres, gebenin stresi algılama durumuna ve kişisel özelliklerine göre farklı düzeylerde deneyimlenir. Stres sırasında verilen sinirsel ve hormonal yanıtlar, gebelikte olumsuz fiziksel semptomların yaşanmasına ve gebelikte istenmeyen sonuçların ortaya çıkmasına neden olabilir. Gebelikte stres anında kortizon ve adrenalin gibi hormonlar salgılanır. Bu hormonlar, doğum eyleminin erken başlamasına, vücutta hipertansiyona yol açarak gebelik zehirlenmesine, rahim içindeki bebekte büyüme geriliğine ve enfeksiyonlara neden olabilmektedir (Burton et al., 2019; İşbir, 2022; Takahashi et al., 2021).
Gebelikte Strese Yol Açan Etkenler
Hamilelik sürecinde stres oluşturabilecek birçok faktör bulunmaktadır. Gebelikte değişen vücut şekli, değişen vücut şekli nedeniyle hareketlerde zorlanma, ciltte ortaya çıkan koyu kahverengi lekeler, gebelikte kilonun kontrol altında tutulmaya çalışılması, gebelik esnasındaki davranışların bebeğin kişiliğini etkileyeceği düşüncesi, bebeğin sağlığı, dış görünüşü, cinsiyeti ve doğum ağırlığı, bebeğin hareketleri, bebek bakımı, ekonomik yükün artması, uyku kalitesinin düşmesi, erken doğum riski, doğum esnasında problem yaşanacağı korkusu, doğumda eşinin yanımda bulunamaması, doktorun doğuma zamanında yetişememe ihtimali, doğum sırasında ebe/hemşirelerin tutumları ve doğum esnasında şiddetli ağrının hissedilecek olması strese neden olan faktörlerdir (Aksoy et al., 2019; Onoye et al., 2016; Pascal et al., 2023).
Gebelikte Algılanan Stresle Başa Çıkma Yöntemleri
Gebelikte algılanan stresle başa çıkmak için birçok yöntem vardır. Ancak, her birey farklı olduğu için, bu yöntemlerden biri, bir gebeye daha uygun olurken, diğer bir yöntem başka bir gebeye daha uygun olabilir. Gebelikte algılanan stresle başa çıkma için uygulanabilecek bazı öneriler:
- Düzenli Sağlık Kontrolleri ve İletişim: Hamilelik sürecinde düzenli sağlık kontrollerine gitmek, sağlık profesyonelleriyle iletişimde olmak, sorular sormak ve endişelerinizi paylaşmak önemlidir. Bu, bilgi edinmenize ve doğru rehberlikle stresle başa çıkmanıza yardımcı olabilir (Özkan et al., 2019).
- Sosyal Destek: Ailenizle, arkadaşlarınızla ve eşinizle düzenli olarak iletişim kurmak, duygusal destek almak, duyguları paylaşmak ve anlamak, gebelikte stresle başa çıkmanıza yardımcı olur (Cincioğlu et al., 2020).
- Sağlıklı Yaşam Tarzı: Düzenli egzersiz, sağlıklı beslenme, yeterli uyku ve su tüketimi, genel sağlığı iyileştirir ve gebelikte stresle başa çıkmada etkili olur (Özkan & Oskay, 2014).
- Zaman Yönetimi: Sorumluluklarınızı organize etmek, zaman yönetimi becerilerinizi geliştirmek ve önceliklerinizi belirlemek stresle başa çıkmanıza yardımcı olur (Cincioğlu et al., 2020).
- Hobi ve Eğlence: Kendinize zaman ayırarak hoşlandığınız aktivitelere yönelmek, sizi rahatlatan hobilerle uğraşmak, gebelikte stresle baş etmede etkili olabilir (Özkan & Oskay, 2014).
- Profesyonel Yardım: Eğer stres sizin için çok büyük bir sorun haline geldiyse, bir sağlık profesyoneli ile görüşmek faydalı olabilir. Psikologlar veya sosyal hizmet uzmanları ve hemşireler duygusal destek ve başa çıkma stratejileri konusunda yardımcı olabilirler (Cincioğlu et al., 2020).
- Rahatlatıcı Aktiviteler: Gebelikte rahatlatıcı aktiviteler, örneğin yürüyüş, yoga, bilinçli farkındalık meditasyonu veya nefes egzersizleri gibi aktiviteler stresi azaltabilir. Bu aktiviteler, vücutta gevşemeye yardımcı olarak duygusal dengeyi sağlar (Özkan & Oskay, 2014; Torğutalp, 2018).(Baer et al., 2012)
- Düzenli uyku alışkanlığı: Yeterli uyku uyumak hem vücut hem de zihin için önemlidir. Uyku vücudumuzu onarır, rahatlatır ve gençleştirir. Hafta sonları da dahil her gece aynı saatte yatma ve her sabah aynı saatte kalkma düzenli uyumanızı sağlar ve stresi azaltabilir. Uyuduğunuz yerin sessiz, karanlık ve uygun bir sıcaklıkta olmasını sağlayın. Uyumadan önce televizyon, bilgisayar ve akıllı telefon gibi elektronik cihaz kullanmayın. Yatmadan önce fazla yemek yemeyin, kafein ve alkolden kaçının. Gün içinde fiziksel olarak aktif olmak, geceleri daha kolay uykuya dalmanıza yardımcı olur (WHO, 2024).
Gebelik süresince stresten korunmaya ve stresi azaltmaya yönelik uygulamaların stres düzeyini ve kortizon hormonu düzeyini azalttığı bilinmektedir. Gebelik döneminde stresi azaltmak amacıyla kullanılan kanıt temelli uygulamalar içerisinde bilinçli farkındalık meditasyonları da yer almaktadır (Crovetto et al., 2021; İşbir, 2022).
- Egzersizlerin Uygulanması
Bilinçli farkındalık meditasyonu, genellikle sessiz ve rahatsız edilmeyecek bir yerde oturarak, doğru duruşu alarak ve odaklanacak bir noktaya bakarak yapılır. Meditasyon, düşüncelerinizi ve duygularınızı izlemenize, fakat onlara takılmadan uygulamaya devam etmenize yardımcı olacak birkaç nefes alıp verme ile başlar. Daha sonra, zihninizi yavaşça anlık deneyimlerinize (nabız atışları, nefes alma, hissettiğiniz vücut sıcaklığı gibi) yoğunlaştırmak için odaklanılır. Meditasyon sırasında, zihniniz başka yerlere kayarsa, yavaşça farkındalığınızı kaybettiğinizi fark edin ve ilk odaklandığınız şeye tekrar odaklanmaya çalışın (Atalay, 2023; NLP, 2023).
- Eğitimlere Düzenli ve Zamanında Katılımın Önemi
Bilinçli farkındalık meditasyonu daha az kaygı, depresyon ve stres, daha fazla mutluluk, daha iyi uyku, daha iyi karar verme, daha iyi bağımlılık kontrolü, daha iyi odaklanma, daha yüksek bağışıklık ve daha az kronik ağrı gibi faydalar sağlar. Bilinçli farkındalık meditasyonundan en üst düzeyde faydalanabilmek için eğitimlere düzenli ve zamanında katılmanız gerekir. Düzenli katılım, öğrenmenizi ve gelişiminizi destekler. Bu program için haftada 2-2,5 saat( 3 gün ve 45 dk) ayırmanız gerekiyor. Haydi şimdi anda kalabilmek için meditasyona başlayalım!…
Oturma Maditasyonu
Öncelikli olarak oturuşunuzu düzenleyin. Kürek kemiklerinizi birbirine yanaştırın, göğsünüzün açıldığını fark edin ve bedeninizi hissedin. Bütün bu egzersiz boyunca bedensel duruşunuzdan rahatsız olursanız hiç çekinmeden onu değiştirin. Burada önemli olan şey burada kalmak, o rahatsızlıkla baş etmektense ya da zihninizin orada kalmasındansa, bu süreci yaşamanızdır.
Şu anda burada oturan bedeninizi bir bütün olarak hissedin. Duruşunuzu, bedeninizin oturduğunuz yerle temas eden bölümlerini, oturduğunuz yerin sizi taşıyacağına dair güveninizi fark edin. Nefesinizi fark edin, alıp verdiğiniz nefesi izleyin. Özel bir şekilde nefes almanıza gerek yok, her zamanki gibi alıp verebilirsiniz. Sadece dikkatinizi nefesinize yönlendirin.
Her nefes alışverişinizde onun bedeninizde oluşturduğu değişikliği fark edin; omuzlarınız, göğüz kafesiniz yükselip alçalabilir, karnınız genişleyip daralabilir. Şimdi nefesinizi tüm bedeninize yayın. Uygulama boyunca, zihniniz uçuşabilir, başka yerlere gidebilir ve zaman zaman şu andan kopabilirsiniz. Böyle zamanları fark edin, önce zihninizin nereye gittiğine bir bakın ve onu nazikçe tekrar nefesinize getirin. Her seferinde nazikçe dikkatinizi nefesinizde toparlayın.
Şimdi ufak bir beden taraması yapın. Ayak parmak ucunuzdan başlayarak başınızın tepesine kadar bedeninizin her bir bölgesine tek tek dikkatinizi odaklayın. Acele etmeyin. Tüm bedensel hisleri sadece fark edin. Onların hakkında düşünebilirsiniz ya da düşünmeye eğilimli olabilirsiniz, tüm bu düşüncelerden bağımsız olarak oldukları gibi belirmelerine izin verin. Herhangi bir şey hissetmiyor olabilirsiniz, bedeninizin her bölgesinde bir şey hissetmeniz gerekmiyor. Sadece burada bir bedensel his var mı ya da varlığını hissedebiliyor musunuz, buradaki bedensel duyumunuz ne? Bunu anlamak, bu bile bir farkındalık anıdır.
Tüm bedeninize baktığınızda en çok dikkatinizi çeken bedensel duyum nedir? Birkaç bedensel duyumunuz olabilir, bunlar içinde en çok ön plana çıkan hangisi fark edebiliyor musunuz? Eğer bu sizin için hoşa gitmeyen bir duyumsa onunla birlikte kalabilir misiniz, onu sadece bir bedensel duyum olarak kabul edebilir misiniz? Beden taramasını yavaş yavaş tamamlayın.
Şimdi bedensel ilişleriniz arka plandayken dikkatinizi seslere verin. Bırakın bir alıcı gibi sesler size gelsin, siz onlara yönelmeyin. Uzaktaki ve daha yakındaki sesleri; bulunduğunuz yerden gelen ve dışarıdan gelen sesleri fark edin. Bazen bir ses ön plandayken bazen diğeri arka planda… Şimdi kendiniz bu değişimi yapın: Arka planda olan sesleri ön plana alın, dikkatinizi oraya yönlendirdiğinizde onun ön plana geçtiğini, diğer seslerin hepsinin arka plana geçtiğini fark edin. Seslerin ne olduğunu veya nereden geldiğini tahmin etmeye çalışıyor olabilirsiniz. Bu çok doğal, eğer bu sizin için mümkünse sesleri sadece birer nota gibi işitin; onları yargılamadan. Seslerdeki değişimi fark edin. Hiçbir sesin, hiçbir anın aynı olmadığını, anbean seslerin bütünüyle değiştiğini ve aynı olmadığını…Bunlar dışarıdan gelen sesler, bir de içinizden gelen sesler var. Kendi kendinize olan konuşmalarınız, bunları anımsayın. Dışarıdan duyduğunuz sesler arka plana giderken ön plana iç sesinizi alın: Şu anda içinizde ne konuşuyorsunuz, bunu dinlemeye çalışın.
İçinizden gelen sesi yani düşüncelerinizi dinleyin. Bunlar görüntüler de olabilir. “Hiçbir şey düşünmüyorum, acaba bu ne olabilir?” soruları da birer düşüncedir, önce bunları fark edin ya da anımsamaya çalışın: Kelimeler, cümleler bir bir aklınıza gelsin. Bazıları sizin için daha tanıdık, daha yüksek sesli; bazıları geri planda, daha alçak sesli düşünceler. Bazen bir tanesine takıldığınızda, o sizi rahatsız ettiğinde onunla birlikte savrulup diğerlerini fark etmeyebilirsiniz. Bazen bir düşünce ön plana çıkıyor, diğerleri arka planda kalıyor. Onların nedenlerini, nereden geldiklerine dair diğer düşünceleri oluşturduğunuzu fark edin. Düşünceleriniz hâlâ zihninizdeyken, gözünüzde bir yük treni canlandırın. Boş vagonlarıyla yavaş yavaş önünüzdeki tren yolundan ilerliyor. Şimdi bu zihninizdeki düşüncelerin her birini bu trenin vagonlarına tek tek yükleyin; hoşunuza giden veya gitmeyen, onları ayırt etmeden tüm düşünceleri birer birer. Bir düşünce bir vagona… Bir düşünce daha… Bir düşünce daha… ve bir düşünce daha… Hepsi yavaş yavaş uzaklaşıyor. Her bir düşünce bir vagona yüklenerek önünüzden geçip gidiyor. Bırakın yeni bir düşünce daha gelsin, düşüncelerinizi akışına bırakın.
Zihninizde anbean meydana gelen değişimi fark edin. Zihniniz başka uyaranlara gidebilir, bunlar da birer düşüncedir, bunlarla ilgili de konuşmalarınız olabilir. Sadece fark edin. Zihninizde tüm düşüncelerin var olduğu biçimde belirmesine izin verin; yargılamadan… Bırakın özgürce belirsinler. Yavaş yavaş yük treninin uzaklaşıp gittiğini hayal edin. Geride kalan düşünceleriniz yani iç konuşmalarınız arka planda kalırken ön plana hissettiklerinizi alın: Şu anda ne hissediyorsunuz?
Şu andaki duygu tonunuz ya da duygusal ikliminiz nedir? Sonbahar mı, ilkbahar mı, kış mı, yoksa yaz mı? Duygularınızı bir renk olarak tanımlayabilirsiniz: “Kırmızı”, “sarı”, “gri” ve “beyaz” gibi. Ya da duygularınızı isimlendircbilİrsiniz: “Bu mutluluk”, “bu hüzün”, “bu boşluk”, “bu hissettiğim kaygı” gibi. Aynı anda birkaç duyguyu bir anda hissedebilirsiniz. Bu duyguların hiçbirisi mevsimler, iklimler ya da sözlerden oluşmayabilir. Sadece sizin bildiğiniz size özgü olan ya da belli zamanlarda hissettiğiniz bir duygu da olabilir. Eğer bu sizi rahatsız eden bir duyguysa onunla kalabiliyor musunuz? Onu yargılamadan, değiştirmeye çalışmadan sadece özgürce belirmesine izin verin. Eğer hissettikleriniz size acı veren duygularsa onu içinizde sarıp sarmalayabilecek bir şefkat duygusunun da var olduğunu fark edin. Bu duygulara şefkat gösterin. Kendinizden kendinize gelen o sıcak, bakım veren duyguyu hissedebiliyor musunuz? Ön planda duygularınız var; nasıl hissettiğiniz, duygu ikliminiz, mevsiminiz ya da renginiz…
Tüm bu duygular orada dururken, bedeninize bir bakın; şu anda bedeniniz nasıl? Size kendini fark ettiren bir bedensel duyum var mı? Onu yorumlamadan, onunla birlikte kalın ve sadece fark edin. Aldığınız nefesin bedeninizin her hücresine dolduğunu hissedin, sizi canlandırdığını hissedin. Bu süreç içinde fark ettiklerinizle beraber olun, şu anda tüm bunlarla beraber kalın ve tekrardan nefesinizi hissedin. Nefesinizin bedeninizde yarattığı değişikliği ve tüm bedeninizi hissedin. Şu anda bedeninizin duruşunu ve oturduğunuz yerle temas eden noktalarını hissedin. Ayak parmak ucunuzdan başlayarak hızlı bir şekilde bedeninizi tekrar tarayın. Çevrenizden gelen seslere bakın, sonra içinizden gelen seslere bakın. Düşüncelerinize: Şu anda içinizden hangi düşünceler geçiyor? Duygularınıza bakın: Şu anda ne hissediyorsunuz? Bedeninize, düşüncelerinize ve duygularınıza genel olarak baktıktan sonra uygulamanın sonuna doğru yaklaşırken kendinize iyi dileklerde bulunun: Dengede olmayı diliyorum. Şefkatli olmayı, özellikle kendime ve sonra da diğerlerine karşı. Affedebilmeyi diliyorum. Kendimi ve diğer insanları. Beni zorlayan duygu ve durumların içinde de dingin kalabilmeyi diliyorum ve dengeyi koruyabilmeyi diliyorum. Mutlu, huzurlu, sağlıklı olmayı diliyorum. Kendime, bedenime, ruhuma özen gösterebilmeyi diliyorum(Atalay, 2023; Kabat-Zinn, 2021; Kabat-Zinn, 2023; NLP, 2023; Williams, 2020)…
Nefes ve Beden Meditasyonu
Şimdi oturuyoruz, bir tabure, mindere ya da sandalyeye rahatça oturun. Bir sandalyede oturacaksınız omurganızın kendi kendine destekleyebilmesi için sandalyenin sırtına değmeyin ve sırtınız boynunuz ve başınız aynı çizgide olsun. Dik durun ama kendinizi kasmayın, omuzlar kulaklardan uzakta ve rahat böylece duruşunuz bir asalet hissi bir tavır alma ve farkındalıkla olma halini kapsar. Rahat hissediyorsanız gözleri kapatabilir ya da bakışları yere çevirebilirsin ve şimdi dikkatini nefes alıp ve verişinize çevirin. Dikkatinizi karnınızda hareket eden nefese verin, her nefes alıp verdiğinizde oluşan duyumsamakları gözlemleyin. Bunu yaparken hissetmeniz gereken doğru bir durum yok. Sadece nefesin içinize girdiğini ve dışarı çıktığını fark etmeniz yeterli. Nefese herhangi bir şekilde kontrol etmenize de gerek yok. Nefesin bunu kendi başına yapmasına izin verin.
Zaman zaman dikkatinizin dağıldığını fark edebilirsin öyle olduğunda zihnin görevinin bu olduğunu hatırlayın. Herhangi bir sorun ya da hata yok ortada, kendinizi yargılamak yerine zihnin dağıldığını her fark etme fırsatınız olduğunda uyanmış olursunuz. Bu pratik bizi şimdiki yandan uzaklaştıran kalıpları görmekle ilgili, dolayısıyla zihninizin dağıldığını fark ettiğinizde nereye gittiğini fark edin ve sonra dikkati yavaşça nefese geri getir. Nefesin sizi şimdiki ana merkezi demesine izin verin. Zihniniz birçok yere dağılırsa her seferinde geri getirin ve bir sonraki nefes alıp verişinizle tekrar tekrar baştan başlayın. İçinize çektiğiniz her nefesi yeni bir başlangıç, dışarı verdiğiniz her nefesi de serbest bırakmak ve durumu olduğu gibi kabul etmek için kullanabilirsin. Sessizlik anlarını bu alıştırmayı tek başınıza yapmak için kullanın. Zaman zaman zihninizin nerede olduğunu ve duruş şeklinizin istediğiniz gibi olup olmadığını kontrol edin.
Şimdi dikkati tüm bedenin kapsayacak şekilde genişletin, sanki tüm beden nefes alıp veriyormuş gibi, nefese bağlı hisleri fark ederken aynı anda burada oturan bedende hissettiğiniz tüm duyumsamaları da dikkate açıyoruz. Sandalyeyle, tabureyle ya da minderle olan temas. Yere basan ayaklar, tenin yüzeyinde ya da bedenin içinde olan diğer duyumsamaları da fark edin. Zaman zaman doğrudan belirli duyumsamalara odaklanın bazen de oradan ayrılın ve tüm bedeni farkındalığınız da tutun.
Bir süre bu şekilde oturduğumuzda bedende yoğun duyumlar ya da rahatsızlık hissetmeniz doğaldır. Böyle olursa ne şekilde tepki vereceğimize dair bir seçeneğimiz var. Kasıtlı olarak duruşumuzu değiştirebilir ve hareket etme niyetimizi, hareketin kendisini ve sonradan oluşturduğu etkileri gözlemleyebiliriz. Ya da kıpırdamadan durmayı ve farkındalığımızı o yoğunluk hissettiğimiz yere ya da onun içine götürmeyi seçebilir, nefesi bedenin o bölgesine girip çıkmaya davet edebilir, şu anda orada hangi duyum sabahların olduğunu keşfedebiliriz. Fark ettiğimiz hiçbir şeyi değiştirmeye çalışmadan, sadece açık olma ve merak haliyle keşfe devam ediyoruz. Nedir bu his! Sonra dikkatimizi çekmeyi keserse odağımızı şu anda olduğu gibi oturmakta olan tüm bedene tekrar geri çevirebiliriz.
Kendinize derin bir dinginlik halini, dünya hareketsiz olduğu için ya da zihin sakin diye ortaya çıkmadığını hatırlatın. Dinginlik, zihnimizin ve şu anda an ve an ve her nefeste olduğu gibi kalmasına izin verdiğimizde gelişen bir durumdur(Atalay, 2023; Kabat-Zinn, 2023; NLP, 2023; Williams, 2020).
Oturma Meditasyonunun Uygulanması
Nefes ve Beden Meditasyonu Uygulaması
Oturma, Nefes ve Beden Meditasyonları İle Verilen Ses Kayıtlarıyla Bu Uygulamanın Hafta İçerisinde Tekrar Edilmesi
Nefes Meditasyonu Ses Kaydı
Oturma Meditasyonu Ses Kaydı
Ev Ödevleri
- Her gün 10–15 dk oturma meditasyonu yap.
- Gün içinde veya gün aşırı en az 1 kez bilinçli şekilde nefes ve beden meditasyonu yaparak stres anında uygulamaya çalış.
Günlük Kayıt:
- Defterine veya telefonuna şu soruya yanıt yaz:
👉 “Bugün stres yaşadığım anda hangi farkındalık becerisini kullandım?”
- Defterine veya telefonuna şu soruya yanıt yaz:
Bu haftadaki meditasyonlar sonrası deneyimlerinizi bizimle paylaşınız.
Kaynaklar
Ahmed, S. M., Lemkau, J. P., & Hershberger, P. J. (2011). Psychosocial influences on health. Textbook of family medicine. 8th ed. Philadelphia: Saunders, 24-32.
Aksoy, S. D., Dutucu, N., Özdilek, R., Bektaş, H. A., & Keçeci, A. (2019). Gebelik stresi değerlendirme ölçeği’nin Türkçe’ye uyarlanmasi ve faktör analizi. Kocaeli Üniversitesi Sağlık Bilimleri Dergisi, 5(1), 10-14.
Atalay, Z. (2023). Mindfulnes,bilinçli farkındalık, farkındalıkla anda kalabilme sanatı İnkılap Kitabevi Yayın Sanayi ve Ticaret AŞ.
Baer, R. A., Lykins, E. L., & Peters, J. R. (2012). Mindfulness and self-compassion as predictors of psychological wellbeing in long-term meditators and matched nonmeditators. The Journal of Positive Psychology, 7(3), 230-238.
Burton, G. J., Redman, C. W., Roberts, J. M., & Moffett, A. (2019). Pre-eclampsia: pathophysiology and clinical implications. BMJ, 366, l2381. https://doi.org/10.1136/bmj.l2381
Cincioğlu, E., Durat, G., Öztürk, S., & Akbaş, H. (2020). Riskli gebeliklerde gebelerin ruhsal durumları ve stresle başa çıkma biçimleri. Sağlık ve Toplum, 3, 148-157.
Crovetto, F., Crispi, F., Borras, R., Paules, C., Casas, R., Martín-Asuero, A., Arranz, A., Vieta, E., Estruch, R., & Gratacós, E. (2021). Mediterranean diet, Mindfulness-Based Stress Reduction and usual care during pregnancy for reducing fetal growth restriction and adverse perinatal outcomes: IMPACT BCN (Improving Mothers for a better PrenAtal Care Trial BarCeloNa): A study protocol for a randomized controlled trial. Trials, 22(1), 362.
Cunanan, A. J., DeWeese, B. H., Wagle, J. P., Carroll, K. M., Sausaman, R., Hornsby, W. G., Haff, G. G., Triplett, N. T., Pierce, K. C., & Stone, M. H. (2018). The general adaptation syndrome: a foundation for the concept of periodization. Sports Medicine, 48, 787-797.
Çelik, A. S., & Atasever, İ. (2020). Gebelerde algilanan stres düzeylerinin ve etkileyen faktörlerin belirlenmesi. Anadolu Hemşirelik ve Sağlık Bilimleri Dergisi, 23(2), 267-276.
Dallı, M. (2023). Vücut bakımı ve sağlıklı yaşamanın temel esasları. In Y. K. Haspolat (Ed.), Ruh ve Vücut Sağlığı (pp. 110-195). Sabahattin Ertuğrul, Orient Basımevi.
Direk, M. (2023). Stresin evrimsel kökenleri ve modern dünyada başa çıkma teknikleri. Retrieved 22.03.2024 from https://akademiklink.net/stresin-evrimsel-kokenleri-ve-modern-dunyada-basa-cikma-teknikleri/
Fred K. Berger, M. (2022). Stress and your health. https://medlineplus.gov/ency/article/003211.htm
Guariento, R. T., Mosqueiro, T. S., Matias, P., Cesarino, V. B., Almeida, L. O. B., Slaets, J. F. W., Maia, L. P., & Pinto, R. D. (2016). Automated pulse discrimination of two freely-swimming weakly electric fish and analysis of their electrical behavior during dominance contest. J Physiol Paris, 110(3 Pt B), 216-223. https://doi.org/10.1016/j.jphysparis.2017.02.001
Güçlü, N. (2001). Stres yönetimi. Gazi Üniversitesi Gazi Eğitim Fakültesi Dergisi, 21(1).
Hatice, K. (2013). Örgütlerde stres kaynakları ve stres yönetimi. Anadolu Bil Meslek Yüksekokulu Dergisi(29), 37-44.
Hatungil, R. (2008). Stres ve demansta Hipotalamus-Hipofiz-Adrenal ekseninin rolü. Mersin Üniversitesi Sağlık Bilimleri Dergisi, 1(3), 1-7.
İşbir, G. G. (2022). Perinatal dönemde psikolojik değişimler ve hemşirelik yaklaşımları In E. Nazik (Ed.), Doğum, Kadın Sağlığı ve Hastalıkları Hemşireliği (pp. 117-119). Akademisyen Kitabevi A.Ş.
Kaba, İ. (2019). Stres, ruh sağliği ve stres yönetimi: Güncel bir gözden geçirme. Akademik Bakış Uluslararası Hakemli Sosyal Bilimler Dergisi(73), 63-81.
Kabat-Zinn, J. (2021). Mindfulness’in iyileştirici gücü – zihnin ve bedenin bilgeliğini kullanarak stres, acı ve hastalıklarla yüzleşme cesareti (F. Tarımtay Altun & G. Demirci, Trans.). Diyojen Yayıncılık.
Kabat-Zinn, J. (2023). Wherever you go, there you are: Mindfulness meditation in everyday life. Hachette UK.
Narita, S., Tsuchiya, N., Kumazawa, T., Maita, S., Numakura, K., Obara, T., Tsuruta, H., Saito, M., Inoue, T., Horikawa, Y., Satoh, S., & Habuchi, T. (2013). Comparison of surgical stress in patients undergoing open versus laparoscopic radical prostatectomy by measuring perioperative serum cytokine levels. J Laparoendosc Adv Surg Tech A, 23(1), 33-37. https://doi.org/10.1089/lap.2012.0348
NLP, İ. (2023). Minfulness koçluğu eğitimi, bilinçli farkındalık.
Onoye, J. M., Goebert, D., & Morland, L. (2016). Cross-Cultural Differences in Adjustment to Pregnancy and the Postpartum Period. In A. Wenzel (Ed.), The Oxford Handbook of Perinatal Psychology (pp. 0). Oxford University Press. https://doi.org/10.1093/oxfordhb/9780199778072.013.31
Özkan, A., Dağlar, S., Nur, G., & Bilgİç, N. (2019). Gebelerin stresle başa çıkma tarzları ile yaşam kalitesi arasındaki ilişki [Relationship between coping with stress styles and quality of life of pregnant women]. Cukurova Medical Journal, 44(3), 953-959. https://doi.org/10.17826/cumj.491840
Özkan, Z., & Oskay, Ü. (2014). Yüksek riskli gebelerin yaşadığı stresörler ve stresle baş etme yöntemleri. Journal of Istanbul Faculty of Medicine. https://doi.org/10.1501/Tite_0000000124
Pascal, R., Casas, I., Genero, M., Nakaki, A., Youssef, L., Larroya, M., Benitez, L., Gomez, Y., Martinez-Aran, A., Morilla, I., Oller-Guzmán, T. M., Martín-Asuero, A., Vieta, E., Crispi, F., Gratacos, E., Gomez-Roig, M. D., & Crovetto, F. (2023). Maternal stress, anxiety, well-being, and sleep quality in pregnant women throughout gestation. Journal of Clinical Medicine, 12(23), 7333. https://www.mdpi.com/2077-0383/12/23/7333
Staff, M. C. (2023). Stress management. Retrieved 04.07.2023 from https://www.mayoclinic.org/healthy-lifestyle/stress-management/in-depth/stress-symptoms/art-20050987?p=1
Şahin, N. H. (2020). Kadın sağlığı ile ilgili temel kavramlar. In N. K. Beji (Ed.), Kadın Sağlığı ve Hastalıkları (pp. 49-66). Nobel Tıp Kitabevleri.
Şahin, N. H. (2023). Kadın Sağlığı ile İlgili Temel Kavramlar In N. H. Şahin (Ed.), Kadın Sağlığı Hastalıkları ve Doğum (pp. 17-23). Nobel tıp kitabevleri.
Tagay, Ö., Çalışandemir, F., & Ünüvar, P. (2018). Genç yetişkinlerin algılanan stres düzeyleri ile akılcı olmayan inançları ve benlik saygıları arasındaki ilişki. International Journal of Education Technology and Scientific Researches, 3(7), 167-175.
Takahashi, M., Makino, S., Oguma, K., Imai, H., Takamizu, A., Koizumi, A., & Yoshida, K. (2021). Fetal growth restriction as the initial finding of preeclampsia is a clinical predictor of maternal and neonatal prognoses: a single-center retrospective study. BMC Pregnancy and Childbirth, 21(1), 678. https://doi.org/10.1186/s12884-021-04152-2
Taşkın, L. K., Kamile. (2023). Kadın Sağlığına Giriş. In L. Taşkın (Ed.), Doğum ve Kadın Sağlığı Hastalıkları Hemşireliği (Vol. 18, pp. 1-20). Akademisyen Kitabevi.
Torğutalp, Ş. (2018). Effects of yoga principles (asana, pranayama and meditation) on brain waves. Turkish Journal of Sports Medicine, 53.
Üstün, B., & Kanbay, Y. (2009). Kars ve Artvin illerinde hemşirelerin iş ortamı ile ilgili stresörleri ve kullandıkları başetme yöntemlerinin incelenmesi.
WHO. (2023). Stress. Retrieved 05.07.2024 from https://www.who.int//news-room/questions-and-answers/item/stress/?
Williams, M. P., Danny. (2020). Mindfulness: Zıvanadan Çıkmış Bir Dünyada Huzur Bulmak İçin 8 Haftalık Bir Rehber (H. S. Belgin, Trans.). Diyojen Yayıncılık