GEBELİKTE MİNDFUL İLETİŞİM VE BAĞLANMA: PRENATAL BAĞLANMA

Gebelikte Anne-Bebek Bağlanmasının Önemi

Bağlanma, yaşamsal öneme sahip olan duygusal-etkileşimsel ilişki yapısıdır ve birçok karmaşık faktörden etkilenen ve sürekli gelişen bir süreçtir. Bu ilişki yapısı, ebeveynler ile çocukları arasında başlar ve hayat boyu devam eder. Ebeveyn-bebek bağlanması genellikle gebeliğin planlandığı dönemde, gebelik süresince ve hatta yüksek riskli gebeliklerde bile başlar. Bu bağlanma, annenin gebelik ilerledikçe ve bebeğini hissetmeye başladıkça artarak güçlenir. Annenin vücudu değiştikçe, uterus büyüdükçe ve bebeğin hareketlerini hissettiği zamanlarda, anne ile bebeği arasındaki bağ güçlenir(Akarsu et al., 2017; Çalık & Aktaş, 2011). Maternal bağlanma, annenin ilgisinin genellikle bebeğe ve onun sağlığına yönelmesiyle şekillenir. Bu süreçte anne, bebeğinin sağlığı ve refahı için çeşitli önlemler alır, beslenmesine dikkat eder, doktor kontrollerini aksatmaz ve bebeğinin hareketlerini düzenli olarak takip eder. Bu şekilde annenin bebeğe duyduğu ilgi ve özen, anne ile bebeği arasında derin bir bağ oluşmasını sağlar(Yılmaz Dereli, 2013).

Anne ile bebek arasındaki bağlanmanın gücü, bazen bebeğini doğum esnasında kaybeden annelerin yaşadığı yoğun yas sürecinden de anlaşılabilir. Bu tür durumlarda, annelerin yaşadığı derin üzüntü ve kayıp duygusu, anne ile bebeği arasındaki güçlü duygusal bağı ortaya koyar. Bağlanma süreci, anne-baba ile çocuk arasındaki ilişkinin temelini oluşturur ve çocuğun duygusal, sosyal ve bilişsel gelişimi üzerinde önemli bir etkiye sahiptir. Bu nedenle, gebelik sürecinde başlayan ve doğumdan sonra devam eden bağlanma, sağlıklı bir gelişim için son derece önemlidir(Akarsu et al., 2017).

Prenatal Bağlanma ve Önemi

Prenatal bağlanma, gebelik döneminde anne adayının bebeğine davranışları yoluyla bağlanarak yakın bir ilişki kurması, onunla etkileşime girmesi olarak tanımlanır(Condon & Corkindale, 1997; Cranley, 1981). Prenatal bağlanma, annenin bebeğini tanıma, yanında olma, koruma tutumları ile fetüsün korunması kavramının önemli bir bileşenidir(Arguz Cildir et al., 2020). Anne ile bebek arasında kurulacak bağın bebeğin sosyal ve duygusal gelişimi üzerinde büyük etkisi vardır. Anne ile bebek arasındaki bağlanmanın önemli bir kısmı gebelikte başlar ve doğumdan sonraki bir ay içinde daha da artar(Muller, 1993). Kadınların gebelik sürecinde annelik rolünü benimsemesi, doğum sonrası dönemde anne ile bebek arasındaki bağın oluşmasında büyük önem taşır. Gebelik sırasında, kadınlar genellikle ikinci trimesterin başlarına kadar, bebeğin hayal edilen bir tasvirini yaparlar. Bu dönemde, gebeler içlerinde büyük bir değer ve önem hissederler ve bu durum, onlar için büyük bir mutluluk ve gurur kaynağı olabilir. Bebek, doğmadan önce bile ayrı bir varlık olarak algılanır ve doğum öncesinde ona kişilik atfedilir(Kuğu & Akyüz, 2001). Gebelik ilerledikçe, kadınlar fetüsü kendi bedenlerinden ayrı bir birey olarak algılamaya başlarlar ve onunla etkileşime geçerler. Bu süreçte, fetüs hem annenin bir parçası gibi hissedilir hem de yeni bir birey olarak sevilir hale gelir. Ayrıca, anneler genellikle henüz doğmamış bebekleriyle konuşurlar(Yılmaz Dereli, 2013).

Mindful(Bilinçli Farkındalık) İletişim ve Prenatal Bağlanma

Prenatal dönemdeki bağlanma, anne ve bebeği arasında kurulan ve her iki yönde gelişen bir iletişim ve etkileşim örüntüsüdür. Bu dönem, gebelik sürecinin başlangıcından doğuma kadar devam eder. Annelerin bağlanma stilleri ile bebeğine prenatal bağlanma düzeyleri arasındaki ilişki, birçok çalışmada gösterilmiştir. Araştırmalar, prenatal bağlanmanın annenin kendi bağlanma stilleri ile doğrudan ilişkili olduğunu ortaya koymaktadır. Örneğin, güvenli bağlanma stiline sahip annelerin, gebelik döneminde daha yüksek düzeyde bebeğine bağlandığı görülmüştür. Ayrıca, stres düzeyi ve yaş gibi faktörler de bu ilişkiyi etkileyebilir. Bu noktada, mindful (Bilinçli) iletişim önem kazanır. Mindful iletişim, bilinçli bir şekilde karşılıklı anlayış ve empatiyle iletişim kurmaktır. Anne adayları, bu dönemde bebeğine daha fazla odaklanarak, onunla duygusal bir bağ kurabilirler. Dikkatli dinleme, anlayışlı tepkiler verme ve duygusal destek sağlama gibi mindful iletişim becerileri, prenatal bağlanmayı güçlendirebilir. Sonuç olarak, gebelik dönemi, annenin bebeğiyle kurduğu ilişkinin temellerini atmada önemlidir. Mindful iletişim ve bağlanma, hem anne hem de bebeğin ruhsal sağlığı için kritik bir rol oynar(Karakaş & Dağlı, 2019; Saral, 2021; Teskereci et al., 2021).

Meditasyon ve Yoga Prenatal bağlanmaya Etkisi

Meditasyon ve yoga, prenatal bağlanma üzerinde olumlu etkilere sahip olduğu ortaya konulmuştur. Prenatal dönem, anne adayının bebeğiyle duygusal bir bağ kurma sürecidir ve meditasyon ile yoga bu süreci desteklenmiştir. Farkındalık (Mindfulness) temelli doğum ve ebeveynlik programına katılan gebelerin prenatal bağlanma düzeylerinin arttığını ortaya koymaktadır. Bu program, standart doğum öncesi bakımın yanı sıra farkındalık temelli doğum ve ebeveynlik uygulamalarını içermektedir. Katılımcıların prenatal bağlanma düzeylerindeki artış, bu tür programların bağlanma üzerinde olumlu bir etkisi olduğunu göstermektedir(Gheibi et al., 2020). Gebelikte yapılan yoganın prenatal bağlanmayı artırmada etkili olduğunu göstermiştir. Yoga, gebelikte fiziksel ve zihinsel sağlığı destekleyen bir uygulama olarak bilinmektedir. Yoga uygulamalarının prenatal bağlanma üzerinde olumlu bir etkisi olduğunu vurgulamaktadır(Akarsu & Rathfisch, 2018).

Meditasyon ve yoga gibi uygulamaların prenatal bağlanma sürecini güçlendirmede etkili birer araç olabileceğini göstermektedir. Bu uygulamalar, anne adaylarının duygusal ve zihinsel sağlığını desteklerken, aynı zamanda anne ile bebeği arasındaki bağı da güçlendirebilir. Bu nedenle, gebelik döneminde meditasyon ve yoga gibi yöntemlerin kullanılması, anne ve bebeğin sağlıklı bir bağlanma deneyimi yaşamasına yardımcı olabilir.

 

Bilinçli Farkındalıkla Gebelik Yogasının Uygulaması

Oturma Meditasyonunun Uygulaması

Oturma Meditasyonu ile Verilen Ses Kaydının Hafta İçerisinde Tekrar Edilmesi

Ev Ödevi

Her gün veya 2 günde bir oturma meditasyonu ve yoga yaparak bebeğinizi düşünün.

  • Haftada 2 kez “bebeğe mektup” yaz veya ses kaydı al.
  • Gün içinde 2–3 dk karnı avuçlama ile nefes çalışması yap.
  •  

Günlük Kayıt: Defterine veya telefon notuna şu soruya yanıt yaz:

“Bebeğimle bağ kurarken en çok hangi duygu öne çıktı?”

Bu haftadaki meditasyonlar sonrası deneyimlerinizi bizimle paylaşınız.